Yeni çıkan ekran kartları ve oyun konsolları her ne kadar oyun dünyasını teknik anlamda ileri taşısa da herkes en güncel donanıma sahip olmayabiliyor. Yüksek donanım isteyen yapımlar elbette etkileyici grafikler sunuyor; ancak güçlü bir bilgisayarınız yoksa bu durum oyun keyfinden mahrum kalacağınız anlamına gelmiyor. Çünkü bugün hâlâ severek oynanan, düşük donanımla sorunsuz çalışan ve içerik kalitesiyle öne çıkan pek çok yapım bulunuyor. Özellikle en güzel düşük sistemli oyunlar listeleri donanımı mütevazı olan oyuncular için adeta kurtarıcı niteliğinde.
Portal 2
Bulmaca türünün en başarılı örneklerinden biri olan Portal 2, yaratıcı oyun mekaniği ve zekice kurgulanmış senaryosuyla yıllardır popülerliğini koruyor. Oyunun arkasındaki stüdyo olan Valve Corporation, daha önce büyük başarı yakaladığı Half-Life serisinden sonra Portal evrenini daha da geliştirerek oyunculara unutulmaz bir deneyim sundu.
Portal 2’de temel amaç, iki farklı noktaya portal açarak bulmacaları çözmek. Ancak oyun yalnızca bundan ibaret değil. Mizah unsurları, yapay zekâ karakterleri ve sürükleyici hikâyesi sayesinde oyuncuyu sürekli canlı tutuyor. Ayrıca arkadaşınızla birlikte oynayabileceğiniz co-op modu da oyunun tekrar oynanabilirliğini artırıyor.

Minimum sistem gereksinimlerinin oldukça düşük olması sayesinde Portal 2, eski sayılabilecek bilgisayarlarda bile rahatlıkla çalışabiliyor. Bu yönüyle en güzel düşük sistemli oyunlar arasında her zaman üst sıralarda gösteriliyor.
Half-Life 2
FPS türünün mihenk taşlarından biri kabul edilen Half-Life 2, çıktığı dönemde hem hikâyesi hem de fizik motoruyla büyük ses getirmişti. Oyunda Gordon Freeman karakterini kontrol ediyor ve dünyayı işgal eden Combine güçlerine karşı direnişe katılıyoruz.
Distopik atmosferi, akıcı çatışma mekanikleri ve dönemine göre oldukça başarılı grafikleriyle Half-Life 2, günümüzde bile keyifle oynanabiliyor. Özellikle hikâye anlatımı konusunda çıtayı yükselten yapım, oyuncuyu baştan sona içine çekmeyi başarıyor.
Sadece 512 MB RAM ile dahi çalışabilmesi, onu düşük donanımlı sistemler için ideal hale getiriyor. Eğer akıcı bir FPS deneyimi arıyorsanız bu yapım en güzel düşük sistemli oyunlar listesinde mutlaka yer almalı.
Limbo
Atmosferiyle hafızalara kazınan Limbo siyah-beyaz görsel tasarımıyla ilk bakışta sade görünebilir. Ancak oyuna birkaç dakika ayırdığınızda, ne kadar etkileyici bir deneyim sunduğunu fark ediyorsunuz.
Oyunda isimsiz bir çocuğun karanlık ve gizemli dünyadaki yolculuğuna eşlik ediyoruz. Hikâye neredeyse hiç diyalog olmadan anlatılıyor; ancak çevresel tasarım ve atmosfer sayesinde oyuncuya güçlü bir anlatım sunuluyor. Zekice hazırlanmış bulmacalar ve zamanlamaya dayalı ilerleyiş, oyunun temposunu dengeli kılıyor.

Oldukça düşük depolama alanı gerektirmesi ve mütevazı ekran kartlarıyla çalışabilmesi, Limbo’yu eski bilgisayarlar için ideal bir seçenek haline getiriyor.
Mount & Blade: Warband
Orta Çağ atmosferini özgür oynanışla birleştiren Mount & Blade: Warband, özellikle strateji ve rol yapma türünü seven oyuncular için vazgeçilmez yapımlardan biri. Oyunun geliştiricisi TaleWorlds Entertainment, bu yapımla dünya çapında önemli bir başarı elde etti.
Warband’de geniş bir harita üzerinde özgürce dolaşabiliyor, ticaret yapabiliyor, asker toplayabiliyor ve kendi krallığınızı kurabiliyorsunuz. Ekonomik sistemin dengeli yapısı ve diplomasi seçenekleri oyuna derinlik katıyor. Ayrıca büyük çaplı meydan savaşları, dönem atmosferini başarılı şekilde yansıtıyor.
Düşük RAM ihtiyacı ve küçük depolama gereksinimi sayesinde bu yapım da en güzel düşük sistemli oyunlar arasında gösteriliyor.
Mafia Serisi
Suç temalı hikâyesiyle dikkat çeken Mafia oyunculara sinematik bir deneyim sunuyor. Serinin ilk iki oyunu, günümüz standartlarına göre oldukça düşük sistem gereksinimlerine sahip.
Mafia: The City of Lost Heaven
Serinin ilk oyunu olan Mafia: The City of Lost Heaven, 1930’lu yılların Amerika’sında geçiyor. Oyunda taksi şoförü Tommy Angelo’nun suç dünyasına adım atışını ve mafya içindeki yükselişini izliyoruz.
Dönemine göre gerçekçi şehir tasarımı ve detaylı hikâyesiyle öne çıkan yapım, açık dünya deneyimini güçlü bir anlatımla birleştiriyor.
Mafia II
Mafia II ise savaş sonrası Amerika’da geçiyor ve Vito Scaletta’nın hikâyesine odaklanıyor. Gelişmiş grafiklerine rağmen orta seviye sistemlerde dahi akıcı şekilde oynanabiliyor. Güçlü senaryosu ve karakter gelişimi sayesinde seri içinde özel bir yere sahip.

Her iki oyun da hikâye odaklı yapımları sevenler için en güzel düşük sistemli oyunlar arasında değerlendirilebilir.
Assassin’s Creed Serisi
Tarih ve aksiyonu harmanlayan Assassin’s Creed serisinin ilk dönem oyunları, günümüzde düşük sistemlerde rahatlıkla oynanabiliyor.
Assassin’s Creed II
Assassin’s Creed II Rönesans İtalya’sında geçiyor ve Ezio Auditore karakterinin hikâyesini anlatıyor. Geniş haritası, parkur mekanikleri ve derinleştirilmiş senaryosuyla serinin en sevilen oyunlarından biri.
Assassin’s Creed Brotherhood
Assassin’s Creed Brotherhood, Ezio’nun Roma’daki mücadelesini konu alıyor. Geliştirilmiş savaş sistemi ve genişleyen haritasıyla dikkat çekiyor.

Assassin’s Creed Revelations
Assassin’s Creed: Revelations ise hikâyeyi İstanbul’a taşıyor. Osmanlı atmosferi ve tarihi dokusuyla Türk oyuncular için ayrı bir anlam taşıyor. Ezio’nun hikâyesini tamamlayan bu yapım, serinin en duygusal oyunlarından biri olarak kabul ediliyor.
Bu üçleme hem hikâye hem de oynanış açısından güçlü bir deneyim sunarken, donanım açısından da yüksek beklenti oluşturmaz. Dolayısıyla serinin bu yapımları da en güzel düşük sistemli oyunlar kategorisinde rahatlıkla değerlendirilebilir.
Güçlü bir ekran kartına ya da en yeni işlemciye sahip olmadan da kaliteli oyun deneyimi yaşamak mümkün. Hikâyesi, atmosferi ve oynanışıyla öne çıkan pek çok yapım düşük sistem gereksinimleri sayesinde hâlâ geniş kitleler tarafından oynanıyor. Eğer bilgisayarınızı yenilemeyi düşünmüyor ama oyun dünyasından da kopmak istemiyorsanız burada yer verdiğimiz yapımlar tam size göre.